
ABDULLAH ÖKÇESİZ: Niyetleri gibi akıbetleri olsun. İşte her derste
hocamızdan sık sık duyduğumuz kelimedir bu. Branş
derslerinin dışında, hayat derside verir bize. Çok prensip sahibi ve titiz olan
hocamız bir arkadaş gibi, kendi kararlarında bizim fikrimize de başvurur. Bir
derste, bir kelime üstüne bu kadar mı durulur. Sınavlarda, bir soru sorar. Her
ne kadar kitap açmak serbest dese de, aldanmamakta fayda var. Çünkü sorunun kitapla
alakası yoktur. Çok geniş düşünen hocamız, sadece bir soruda 4 yıllık bilgi birikimini
ölçecek nitelikteki soruları, hiç düşünmeden üretebilir. Son zamanda anladık ki
hocamız fotoğraf çektirmeyi çok seviyor. Dersleri o kadar güzel ve ilginç geçiyor ki, sabah 8de olan derse bile gitmekten kendimizi
alıkoyamıyoruz. Gözlüğünüzün üstünden bize bakışınızı ve tatlı tebessümünüzü
hiç unutmayacağız.
HALİS DEMİR: Globalleşen
dünyada, hocamızla aynı fikre sahip olsanız bile, aynı noktada buluşmanız
imkansızdır. Sadece bir kelime bütün bir döneminize mal olabilir. Dünya
küreselleştikçe, kelimelerde değişime uğrar. Herkesin bildiği müzik. Olur müzük. Başkalarıyla değil, kendiyle yarış içindedir. İtiraf
edelim ki, son sene dersleri çok daha zevkli hale gelmiştir. Her ne kadar,
mesleğinin zorluğundan yakınıp, memnun olmasa da ve bizlere önermese de, bizler
onun benzerine nadir rastlanan hocamızın varlığından çok memnunuz. Sınav
sorularını anlamak oldukça güçtür. Bir tanım bu kadar mı dolambaçlı sorulur.
Dersinden AA getiren olmamıştır herhalde. Ayrıca tüm ısrarlarımıza rağmen bize fotoğrafını
vermeyen hocamıza biraz sitemliyiz. İleride yazar olmayı hedefleyen hocamız, bilsin
ki kitaplarını alacak ilk okuyucuları bizler olacağız.
NEDİM DİKMEN: Ben Almanyadayken....
hocamızla derse ilk önce bu sözle başladık. Derste sıkıldığımız zaman bir
Almanya muhabbeti açardı. Bize tecrübelerini anlatırdı. Bu sayede dikkatimizi
toplamaya çalışırdır. Ama konu öyle bir uzardı ki (taaa
Almanyaya kadar) o ders saati doldururduk, yani o dersten yırtardık. Dersleri
çok zevkli geçse de dersten geçmek için, kitabı
bağlaçlarıyla birlikte ezberlemeniz gerekir. İşlev yerine işlevler yazdıysanız,
kaldınız demektir. : ) 150 yıllık
ekonomi, hocamızla birlikte ekinomi sıfatını kazanmıştır.
Sıkıntımız olduğunda gidebileceğimiz bir kapı olmuştur. Her zaman bunun güvenini
bize yaşatmıştır.
OSMAN KARAMUSTAFA: Fakültemizin, finans alanında, en mükemmel hocasıdır.
Her fakülteye gerek olan bir hocamızdır. Olanla yetinmeyen hocamızın bilgisine
hayranız. Öğrencileriyle her zaman en samimi ve bir o kadar da en seviyeli
olmuştur. Derslerinde her ne kadar zorlansak da, borsayı biraz da olsa
öğrendiğimiz bir gerçek, ders aralarında anlattığı fıkralarla, sıkıntımızı
gidermeye çalışır.
YAKUP KÜÇÜKKALE: O tam bir aktif hesap, hocamızın elinin değmediği bir organizasyon
bulmak Türkiyenin borçlarına kaynak bulmaktan daha zordur. Her zaman öğrencileriyle
yakın ilişki içinde olan hocamız bu yakınlığını sınav zamanlarında bir türlü hissettirememiştir
(veya biz hissedemedik :) onun sınavları en uzun ve en ciddi sorularla hatırlanacak.
Hocamızın kendine ait bir web sitesi bulunup cumartesi günleri öğrencileriyle
sohbet etmektedir. Bize gösterdiğin ve öğrettiğin güzellikler için binlerce teşekkür
ediyoruz.
Dört yıl
boyunca, imkansızlıklara rağmen bizlere en iyi eğitimi vermek için çalışan ve bizleri
iyiye doğru yönlendiren söz sevgili hocalarımıza, sevgi ve saygılarımızı
sunuyoruz.
HERŞEY İÇİN
MİLYONLARCA KERE TEŞEKKÜRLER!!!